BİR ÖĞRENCİ HASTALIĞI

BİR ÖĞRENCİ HASTALIĞI

 Selamünaleyküm.Sevgi ve muhabbetler!
Evet.. Evet.. Yanlış okumadınız dostlar 😊 Bu yazım da bir öğrenci hastalığına değineceğim inşaAllah. “Hadi oradan! öğrenci hastalığı mı olur muş?” seslerini duyar,meraklı bakışlarınızı görür gibiyim.Bilirsiniz; öğrencilik, eğitim hayatının çıraklık dönemidir.Haliyle geleceği adına çırağa çok iş düşer.Çırağın vazifesi ona öğretileni hayata geçirmek, durmadan çalışarak kendini geliştirmektir merhaleler kaydederek usta olmaktır ama bu çırak bir hastalığa yakalanmışsa ve bu hastalık, onun tüm başarılarının katili olan bir kara kedi ise onun yol alması ,başarı katetmesi mümkün müdür?? Değildir!Hepimizin yakından tanıdığı bu hastalığın ismi nedir? derseniz, İsmi: “Sonracılık,erteleme”hastalığıdır.Gelin şimdi bu hastalığı biraz daha derinden tanıyalım:Meselenin özüne inebilmek için bir “Ali “hayal edelim.( Cin Ali de olabilir fark etmiyor 😊 )Ali ne zaman okul ödevlerini,projelerini yapmak istese ve teslimat yarın olsa bunu: __ Şimdi vaktim var.Daha sonra yaparım, diyerek neredeyse gece uyku modunda yapmaktadır.Bunun sonucunda ise:Son an stresi ile boğuştuğu için hem duygusal hem de bedensel olarak çökmektedir.Zamanla adeta cihat ederek beş somun ekmeğini son gün yeme sıkıntısı ile cebelleşmektedir. 😊 Daha ilerisi; nasırlaşan bu hastalığı nedeniyle alması gereken ilaçlarını ihmal etmekte, gıdalarını erindiği için tüketimini geciktirmektedir.Bu da hastalık veya soruna davetiye çıkarmaktır.Tam masanın başına oturacakken aklına sanki kırk yıllık dostu gelmiş gibi arkadaşını mesaj yağmuruna tutmaktadır.Bu alışkanlığı terk etmeyenler, istikbâlini buruşturup çöpe atanlardır. Sonracılar, lisede yazılılarda ,YGS ,LYS,KPSS vb. önemli sınavlarında,üniversite de; vize ve finallerden düşük alması muhtemeldir. Biyolojik olarak insan bedeninde bir tehlike doğuran sonrasında hastalığa dönüşen alışkanlığa daha çok öğrencilerde rastlamak mümkündür.Kimi idealleri için uykusunu böler,yemeğini kısar, şenliğinden fedakarlık yapar.Tekrarını aksatmadan sürdürür.Kimi de vardır; “İçimden gelmiyor,motivasyon sağlayamıyorum ,daha falan sınavıma şu kadar gün var acele niye” gibi etrafa bahaneler savurarak arabayı tembelliğe sürer.Peki netice ne olur hüsrandan başka..Ertelemek,hem psikolojik hem sosyolojik hem de dini anlamda insanı nedamete (pişmanlığa) sürükler. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim de şöyle açıklamaktadır:”Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.”(Necm s. 61.ayet) Rabbi tarafından sevilmeyen ,bu alışkanlığa kapı aralayan hangi kul sevilir? Boyle vatandaşın devletine,milletine hayrı dokunur mu? Bir devletin temellerinin sağlamlığı,yetiştirdiği talebe olan bireylerin çalışkanlığına ve azmine bağlıdır.Hayatımız, göz açıp kapamak gibidir…Kısadır çabuk geçer… Hasılı kelam:Ömrümüz pamuk ipliğine bağlıysa biz ümmetin bahar çiçeklerine düşen biiznillah ertelemeyi sonsuza kadar ertelemek olmalıdır.Vesselam…
*Ab-ı Hayat*

Hakkında Abı Hayat

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll Up
error: Content is protected !!